blog.istanbul1881.com

1881_resize

İstanbul 1881’in hikayesi…

İstanbul. Tek renkle ifade edilemeyecek kadar zengin, tek kokuyla anlatılmayacak kadar çekici ve asla kaybedilemeyecek kadar değerli… İstanbul 1881, İstanbul’un büyüleyici renkleri ve baş döndüren kokularını saygı duyduğumuz ve kaybetmek istemediğimiz tarihi değerlerle harmanlayarak yaratıldı.

İstanbul 1881’in zengin ürün koleksiyonuyla kimi zaman Kız Kulesi’ne karşı çayınızı yudumlayacak, kimi zaman Pera’nın baştan çıkarıcı kokularını hissedeceksiniz. Belki İstanbul’u İstanbul yapan tüm güzellikleri mekanınıza taşıyarak kendi minyatür İstanbul’unuzu yaratacaksınız. Florya sahilindeki Atatürk, Dolmabahçe açıklarındaki Savarona, gökkuşağı renklerine boyanmış Boğaziçi veya Galata Mevlevihanesi’nde yapılan sema…

İstanbul 1881 ilk koleksiyonunu 29 Ekim 2014’te Palladium’da açtıkları Her Yer Mustafa, Her Yer Kemal sergisiyle beğenilere sundu.

Ned Pamphilon’un gözünden İstanbul

30 yaşına kadar Londralı bir mimar olarak yaşayan Ned, müziğe olan tutkusuyla dünyanın farklı köşelerini gezerken karşısına çıkan İstanbul sayesinde İstanbullu bir ressam olarak hayatına devam ediyor.

İstanbul’la olan ilişkisini “ilk görüşte aşk” olarak tanımlayan Ned, İstanbul’un günlük hayatını tuvale yansıtıyor. Beyoğlu’nun tramvayı, İstanbul’un simitçileri, Galata Köprüsü’nde balık tutanlar, ayakkabı boyacıları ve mısırcıları ile İstanbul’un güzellikleri Ned’in tablolarında farklı bir bakış açısıyla hayat buluyor. Ned’in İstanbul’unun belki de en dikkat çeken tarafı, yedi rengin etkisi. Gökkuşağının canlı renkleri Ned’in çizimleriyle, gizemli Kız Kulesi’ne, ince belli çay bardağına hatta semazenlerin naif hareketlerine enerji veriyor.

Atatürk’ün hayatını okuyarak ona duyduğu sevgi ve saygısını resmeden Ned’in iki ünlü Atatürk tablosu “Atatürk Gülümsüyor” Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde ve “Atatürk’ün Gözleri” Mayadrom Sports Center’da görülebilir. Ayrıca İstanbul’da düzenli olarak sergi açan Ned’in güncel Atatürk eserleri İstanbul 1881 markasıyla sitemizde beğeninize sunuluyor.

Taner Alakuş’un gözünden İstanbul

“Bir eserin; sanat eseri olabilmesi için tasarımının, renk harmonisinin ve işçiliğinin ilahi olgunluğa erişmesi gerekir.”

Ünlü sanatçı Taner Alakuş, sanat eseri tanımını bu şekilde yapıyor. Taner Alakuş, rengin, estetik ve zarafetle en büyüleyici buluşması olan minyatür sanatında ülkemizin yetiştirdiği en önemli ustaların başında geliyor. Alakuş minyatür sanatını hem ülkemize hem de dünyaya tanıtma misyonunu da üstleniyor.

Alakuş’un minyatürleri karşıdan bakıldığında bile insanı içine alacak kadar etkileyici. Esere yaklaştıkça ortaya çıkan detaylar ise izleyiciyi adeta bir serüvene davet ediyor. Taner Alakuş Minyatür Atölyesi’nden çıkan bu büyüleyici çizgiler, İstanbul 1881’in romantik kokuları Sitare ve Kamer’le buluşuyor. Evinize İstanbul’un zarif desenleriyle birlikte hoş bir koku katmak için sizi de Sitare ve Kamer’le tanışmaya davet ediyoruz.
İstanbul 1881’le sadece seçkin sanat eserlerine değil ulaşılabilir tasarımlara da sahip olabileceksiniz. Salonunuzu konuşturacak bir başyapıt veya odanıza renk katacak daha mütevazı desenler… Kitabınızın en heyecanlı bölümünü sizin için bekleyen bir kitap ayracı veya kahvenize renk katan bir bardak altlığı… Gecenizin atmosferini değiştirecek bir mum veya odanızı ferahlatacak taze bir koku… Eğer İstanbul’a farklı bakan bir gözün peşindeyseniz, doğru yerdesiniz.